Veda

9/4/2008 -Kategori: Yazilarim

Merhabalar,
uzun zamandir  bu bloga bir son vermeyi
düsünüyordum. iste simdi bu kararimi kesinlestirip malesef buradan ayriliyorum. Biliyorsunuz ki iki blogu birden yürütmek cok zor oluyor.
Burdaki tüm arkadaslarima bana iyi ve kötü günümde, destekleyici, beni mutlu edici ve üzüntümü paylasak güzel yorumlarda bulunduklari icin hepinize cook tesekkür ediyorum.
Insallah yine ziyaretlerinize gelecegim. Bana ulasmak isteyen arkadaslarimida benim diger blogum olan http://anneminkiziyim-maharetler.blogspot.com/   veya
http://anneminkiziyim.blogspot.com/ ziyarete  bekliyorum.



veda

Ellerim titredi veda ederken
Yalvarip 'dur gitme' diyesim geldi
Sen gittin karardi gözümde dünya
O anda orada ölesim geldi!

Ansizin kayboldun köse basinda
Zamansiz bir deprem koptu bagrimda
Kendimi kaybettim iste o anda
Inan ki dünyayi yikasim geldi!

Ardina bakmadan gittin o gidis
Kalbimi koparip atasim geldi
Bu veda gerçek mi inanamadim
Basimi taslara vurasim geldi! ...

 Ahmet Selçuk Ilkan

 

Yorum (21) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

3/4/2008 -Kategori: Salatalar



Diyet etkinligi icin hazirladigim Rokola Salatasi.
Bu etkinligi yaren, dilek ve ben 1 ay evellerden kararlastirmistik ve 1 Nisanda yayinlamaya baslandi.
Diyetle ilgilenelerin ugramasinda yarar var diyerek sizleri bu yeni  haydikizlaretkinliklere bloguna davet ediyorum.
Malzemeleri:

1 kase Rokola
1 Domates
1 Mozerela Peyniri (yagsiz peynir)
1 közlenmis kirmizi Biber
4 kasik haslanmis Nohut
4-5 Zeytin
1 Limonsuyu
1 y.k. Zeytinyagi
Tuz

Yapilisi:
Rokola yikanir ve bir kaseye alinir. Üzerine  közlenmis, istege göre cig, biber ince dogranarak ortaya eklenir. Kenarlara dilimlenmis domatesler ve peynir ilave edilir. Haslanmis nohut ve zeytinde eklendikten sonra, limonsuyulu, zeytinyagi ve tuz karisimi sofraya alinacagi zaman üzerinden gezdirilierek eklenir.
Afiyet Olsun!

Yorum (14) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Hayirli Cumaalar

28/3/2008 -Kategori: Yazilarim

Sevgili Arkadaslar,
herkese hayirli Cumaalar.
Beni bu zor günlerimde yanliz birakmayip yorumlariniz ve hayir dualarinizla, bassagligi mesajlarinizla desteklediginiz icin Allaha hepinizden razi olsun.

Asagidaki yaziyi net den buldum ve yayinlamak istedim, sevgiler...

Kanserin en önemli düşmanı olan yiyeceklerin listesi...


Kanserlerin bir kısmı ailevi ve kalıtsalken, bir kısmı da çevresel faktörler sonucu ortaya çıkıyor.
Fiziksel hareketi artırarak ve uygun beslenme planı yapıp, dengeli ve kaliteli beslenerek kanser türleri üçte bir oranında önlenebilir.
Diyetisyen Tuğçe Aytulu kansere karşı alınabilecek önlemleri bir bir sıraladı... Fiziksel aktiviteyi artırarak ve enerji alımına dikkat ederek, vücut ağırlığınızı ideal kilo aralığı içinde sabit tutun.
Haftada 3 gün en az 30 dakika yürüyüş, yüzme, bisiklet, step gibi egzersizler yapın ve bunu ömür boyu sürdürün.
Yeterli ve dengeli beslenin.
Besin çeşitliliğine dikkat edin.
Yağ tüketimini azaltın, yağlı etlerden mümkün oldukça uzak durun. Aldığınız yağların, toplam günlük kalorinin %30'unu geçmemesine dikkat edin.
Doymamış yağ asidi içeren yağları (soya, zeytinyağı, mısırözü, ayçiçeği, kanola yağı ve bir tür balık yağı olan omega-3) tercih edin.

Fazla yağlı kırmızı etler yerine, tavuk ve balık etini tercih edin.
Aşırı tuzdan sakının.
Günlük tuz tüketimi 5-6 gram olmalıdır.
Turşu ve salamura gibi fazla tuzlu yiyecekleri az miktarda tüketin.
Günlük 25-30 gram posa (tam tahıl ürünleri, meyve, sebze, kuru baklagiller, yağlı tohumlar) tüketin. n Kabuklu yenebilen meyveleri, kabuklarıyla birlikte tüketin.
Günde en az 3-5 porsiyon sebze ve meyve tüketin. Koyu yeşil yapraklı ve sarı renkli sebzeleri tüketmeye özen gösterin. Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, lahana tüketmeye çalışın. Sarımsak ve soğanı özellikle çiğ olarak tüketin. Sebze yemeklerini az suda veya kendi suyu ile pişirin ve hemen tüketin. Günde 2 porsiyon kuru baklagil yemekleri tüketin.
Ekmeğin kepekli olanını tercih edin.
Kimyasal koruyuculu hazır yiyecekler yerine doğal besinlerle beslenmeyi tercih edin. A, C, D, E vitaminleri, riboflavin, tiamin, folik asit, pantotenik asit ile çinko, iyot, kalsiyum, demir, selenyum ve molibden gibi mineralleri yeterli miktarda alın. Kalsiyum bakımından zengin olan gıdalardan az yağlı olanları tercih edin. Günde 2- 3 bardak yağı azaltılmış süt ve/veya süt ürünleri ile beslenin. Besinlerin saklama koşullarına dikkat edin.

Yiyecekleri hazırlarken kızartma, kavurma, tütsüleme yerine ızgara, fırında, buğulama, haşlama gibi pişirme yöntemleri kullanın. Mutlaka kızartma yöntemiyle pişirmeniz gerekiyorsa 150 derecenin altında ve çok az yağ ile pişirin.
Alkol kullanmamayı tercih edin. Tütün ve tütün ürünleri kullanmayın. Kapalı, sigara içilen ortamlardan uzak durun. Tütün çiğnemenin, sigara ve nargile içmenin veya sigara dumanına maruz kalmanın çeşitli kanserlere neden olduğu artık herkes tarafından biliniyor.

HAYVANSAL YAĞLARDAN UZAK DURUN

Beslenmedeki toplam yağın ve özellikle de doymuş (satüre) yağ asitleri bakımından zengin olan hayvansal yağların fazla olmasının, bazı kanser türlerinin gelişmesi riskini artırdığını gösteren çalışmalar vardır. Kolon ve rektum kanserleri, postmenopozal kadınlardaki meme ve endometrium kanserleri, pankreas, böbrek kanserlerinin oluşumunda hayvansal yağların etkisi büyüktür.

İŞTE KORUYUCU BESİNLER
Bazı sebzeler (lahana, brokoli, salatalık, maydanoz, biberiye, soya fasulyesi) içerdikleri bazı maddelerle kansere karşı koruyucu etki gösteriyor.
Antioksidanlar (C vitamini, E vitamini, Betakaroten, Selenyum, Çinko) kansere karşı koruyucudur. Kuru baklagiller, tam tahıl ürünleri, meyveler ve sebzeler posa kaynağıdır. Bu da kansere karşı koruyucudur. Yeşil çay "kateşin"dir. Kateşin bazı kanserleri önlemede çok etkilidir. Bunun için yüksek dozlarda yeşil çay içmeye gerek yok. Günde dört fincan yeşil çay yeterlidir. Ancak çayın aşırı sıcak olarak ve sürekli içilmesi, özefagus kanseri sıklığını belki artırabilir.

HASTALIĞI MORALLE YENİN

Hastalar, kanser olduklarını bildikleri anda hayata küsüyor. Oysa kanserken en önemli şey moralli olmak. Kendini bırakmak yerine savaşmak gerekiyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hastaların kanserle nasıl mücadele edebileceğinin sırrını verdi. İşte altın değerinde öğütler... Kişi, teşhis konduktan sonra neler yapmalı? Kanser tanısı konulan kişilerin hayatında fizyolojik, psikolojik ve sosyal önemli değişikler izlenebilir. Tanı aşamasından başlayarak bazı psikolojik uyum süreçleri ortaya çıkar. Tanı için gerekli incelemelerin yapıldığı dönemde kişide kanser olma kaygısı ve bununla ilişkili olarak uykusuzluk, sinirlilik, aşırı endişe gibi belirtiler izlenebilir. Kanser tanısı alınmasından sonraki dönemde ise hastalar birçok psikolojik sorun ile karşı karşıyadır. Bunlar arasında uyum bozukluğu, depresyon, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, cinsel fonksiyon bozuklukları, uyku bozuklukları, psikosomatik bozukluklar gibi kişinin hayatını ve medikal tedavi sürecini ciddi olarak etkileyebilen sorunlar bulunur. Bu sebeple hastaların kanser ve kanser tedavisi ile ilgili acı veren, yıkım yaratan, fiziksel ve duygusal sorunlar ve yaşam tarzı değişimleri ile nasıl baş edebileceğinin öğretilmesini hedefleyen psikolojik destek ve tedavi yaklaşımları büyük önem taşımaktadır. Hastalığını inkar edenler oluyor mu? Hayatı tehdit eden bir tanı karşısında hastanın ilk tepkileri aşırı üzüntü, öfke, ya da hastalığı inkâr, inanamama olabilir. Karışık duyguların yaşandığı bu birkaç haftalık dönemi takiben kişinin durumu kabullenmesi ve tedavi arayışına girmesi beklenir. Ancak bazı durumlarda hastalığı inkâr uzun sürebilir. Bu inkâr sebebiyle kişi tedaviyi reddedebilir. Aşırı sinirli tepkileri çevresiyle olan ilişkilerini bozabilir. Ya da yaşadığı ağır çökkünlük sebebiyle kişi hastalıktan başka bir şey düşünemez hale gelebilir. Kimi zaman radyoterapi, kemoterapi ya da cerrahi tedavilerin kendileri birer korku kaynağı olabilir. Bu durumlarda mutlaka bir psikiyatrik yardım alınmalıdır. Hastanın kaygıları, gelecekle ilgili endişesi, kendini değerlendirmesi, olumsuz duygu ve düşüncelerinin ele alınması, gerekiyorsa psikiyatrik ilaç tedavisinin uygulanması ile sorunlar çözülebilir. Stresin vücudun bağışıklık sistemi üzerine olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Stresle baş etme tekniklerinin öğrenilmesi ile bu olumsuz etki ortadan kaldırılabilir. Hastanın kaygıları ne zamana kadar sürer? Kanser tedavisinin etkili olması ile birlikte her ne kadar hasta bir rahatlama yaşasa da, bazen hastalığın tekrarı ya da metastazla ilgili aşırı kaygılar devam edebilir. Kişi her an vücudunu dinleyip her türlü bedensel algısını kanserin tekrarı biçiminde yorumlayabilir. Rutin kontroller ve muayenelerin her biri günlerce süren gerilim ve huzursuzluklara yol açabilir. Hastalığın tekrarlaması durumunda ise kişide yine şok olma, inanamama, inkâr, sinirlilik, uykusuzluk belirtileri izlenebilir. Bu dönemi takiben reaktif depresyon ve kaygı bozuklukları gelişebilir. Hastanın ağrısı varsa, geçmişte psikiyatrik bozukluk geçirmişse, sosyal desteği azsa, yaşamında henüz tamamlamadığı işleri mevcutsa, kanser sebebiyle günlük yaşamında aksamaları yoğun yaşıyorsa bu dönemde bir ruhsal hastalık geçirme ihtimali çok daha yüksektir.

BOL BOL GÜLÜMSEYİN

Kanser önlenebilir. Yeter ki buna inanın. Kendinizi iyi hissedin. Bol bol gülümseyin. Hayatınıza yeni bakış açıları kazandırın. Kanseri hayatınızı etkileyen bir sorun olmak yerine kişi için yeni bir bakış açısı, yaşamında olumlu adımlar atmasını sağlayacak fırsatların kapısı olabileceğini unutmayın. Yaşadığınız zorluklar karşısında göstermiş olduğunu z mücadele sizin kanseri yeneceğinizi gösterir.


Neslihan KURAN- Münevver ÇAKIRTAŞ


Not:
Bu yazi net den alinmistir.

Yorum (10) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Malesef kiz kardesim kansere yenik düstü.......

21/3/2008 -Kategori: Yazilarim



Canim Kardesim Yasemin,
Bu Yasemin cicegi sana son armaganim olsun.
Ruhun sad, mekanin CENNET olsun,
Allahin RAHMETi hep üzerine olsun.
birtanem yokluguna nasil alisacagim,
Allahim cümlemize sabir ver, icinde banada.......

Yorum (25) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Tüm islam Alemine, Hayirli Kandiller

18/3/2008 -Kategori: Kutlamalar


Bu günlerin feyzi üzerinize,
rahmeti geçmisinize,
bereketi evinize,
nuru ahiretimize,
sicakligi yuvamiza dolsun.
Kandiliniz mübarek olsun..


Mevlit Kandili ya da Veladet Kandili (Arapça: لیلة مواليد, Mavlid (مولد), Mavlid al-Nabi (مولد النبي), İslam dininin peygamberi olan son peygamber Muhammed'in doğum gecesi aynı zamanda Hicrî Rebiul-evvel ayının onikinci gecesidir. Klasik dönemde (Asr-ı Saadet ve Dört Halife Dönemi) kandiller yer almadığı için geçmişi pek eskiye dayanmamaktadır.

Mevlid, "doğum zamanı" demektir. İslam'da Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Hz.Muhammed'in doğum günü farklı mezheplerden birçok Müslüman tarafından kutlanır. Şiiler 17. günü Mevlid günü ve 17'ye dönen geceyi de Mevlid Gecesi olarak adlandırırlar. Bu iki tarih arasındaki haftayı da Vahdet Haftası ilan etmişlerdir.

Kandil Geceleri İslam'ın ilk zamanlarında var olan bir adet olmayıp, hicrî 3. asırdan itibaren mistik çevrelerde kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye'de Osmanlı Devleti padişahı II. Selim'den itibaren bu kutlama gün ve gecelerinde, minarelerde kandil yakılmasıyla birlikte kandil adını almıştır.


Not: Yukaridaki yazilar net den alinmistir.

Yorum (10) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

Maharetler

Merhabalar, bu blogcu sitesi ve adresleriyle, alman ve türk arkadaslarla ortaklasa yapacagimiz bir el isi aramak icin, tikladigimda tanistim ve bende kendi blogumu acemice hemen bir kac sayfayla actim.Vakit buldukca sizlerle, cok güzel paylasimlarimiz oluyor. Ayrica YORUM YAZAN herkese cok ama cokk tesekkürler. Sizler beni cesaretlendiriyorsunuz! Diger Blogumuda ziyaret ediniz: http://anneminkiziyim-maharetler.blogspot.com

Zayıflamak isteyen hanımlar için

Son Yazılarım

Esma-ul Husna
sitene ekle

Kategorilerim


Arkadaşlarım

Zayıflamak isteyen hanımlar için Diyet Etkinligine Davet Logosu!
Host unlimited photos at slide.com for FREE! Keskinlinin Mutfağı Pringitz24.de - Die Prignitzer Info- und Branchenseiten

bir Demlik Sohbet

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro